Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kültürlerarası iletişime, hoşgörüye ve yabancıların haklarının korunmasına verdiği önemi vurgulayarak, “Gelecekte yaşanacak gelişmelerin insanları birbirinden uzaklaştırmak yerine yakınlaştırdığı, kültürel değerlerimizi zayıflatmak yerine güçlendirdiği bir dünya için hep birlikte çaba sarf etmeliyiz.” dedi.
Yılmaz, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen 7. Kültürlerarası Diyalog Forumu kapsamındaki Uluslararası Kuruluşların Üst Düzey Yetkilileri ve Bakanlar özel oturumuna katılarak bir konuşma yaptı.
Diyaloğun insanlık açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’nin tarihi mirası ve deneyimiyle hoşgörü, diyalog, çoğunluğa saygı ve yabancılara saygı konusunda eşsiz bir tecrübeye sahip olduğunu belirtti.
Yılmaz, Türkiye’nin 2005 yılında Birleşmiş Milletler bünyesinde kurulan Medeniyetler İttifakı’nın kurucu ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da her platformda kültürlerarası diyaloğu, hoşgörüyü ve yabancıların haklarının korunmasını sürekli olarak vurgulamaktadır. Hem yabancıların haklarını koruma hem de İslam karşıtlığıyla mücadele konularında kararlı bir şekilde hareket etmemiz gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekanın kültürlerarası diyaloğun geliştirilmesi için önemli fırsatlar sunduğunu ancak aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve fikri mülkiyet hakları gibi konularda yeni sorumluluklar getirdiğini dile getiren Yılmaz, UNESCO’nun bu alandaki faaliyetlerinin uluslararası işbirliğinin önemini gösterdiğini söyledi.
Yılmaz, kültürel çeşitliliği koruyan, ortak değerlere dayalı etik ve kapsayıcı bir yapay zeka yönetişiminin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Türkiye, bu hızlı dönüşümü erken fark eden ve kültürel alandaki tedbirlerini buna göre hızla şekillendiren ülkelerden biridir.” dedi.
Müze Ulusal Enformasyon Sistemi (MUES) ile ilgili olarak Yılmaz, sisteme aktarılan eser sayısının 1 milyon 200 bine yaklaştığını belirtirken 2028 yılı için hedefin 2 milyon eserin sisteme aktarılması olduğunu ifade etti.
Yılmaz ayrıca “Tüm kültürlerin dijital ortamlarda varlığını sürdürmeli ve görünürlüğünü artırmalıyız. Gençleri, kültür profesyonellerini ve dolayısıyla toplumlarımızı bu dönüşümün etkin paydaşları haline getirmeliyiz.” dedi.
Anadolu’nun tarih boyunca farklı dillerin, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Yılmaz şu değerlendirmelerde bulundu:
“Anadolu’da gelişen düşünce ve kültürel gelenek farklılıkların ayrışma nedeni değil; karşılıklı anlayış ve zenginleşme aracı olabileceğini göstermiştir. Anadolu’nun bu birikiminin en güçlü temsilcilerinden biri de 13. yüzyıl halk ozanı Yunus Emre’dir. Yunus Emre’nin ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz’ dizeleri aslında yüzyıllar önce kültürlerarası diyalogun özünü anlatmaktadır. Gelecekte yaşanacak olayların insanları birbirine yakınlaştıracağına dair inancımızla birlikte çalışmalıyız. Tarihi deneyimlerimiz bizlere en iyi rehberliği sunmaktadır.”
Ana teması “Ortak Bir Gelecek İçin Diyalog: Bölünmüş Bir Dünyada Köprüler Kurmak” olan forum; Azerbaycan’ın farklı kültürler, dinler ve medeniyetler arasında diyaloğu geliştirerek karşılıklı anlayışı artırmak amacıyla 2008 yılında başlattığı Bakü Süreci çerçevesinde düzenlenmektedir.
Azerbaycan Kültür Bakanlığı ile UNESCO, BM Medeniyetler İttifakı (UNAOC), İslam Dünyası Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (ICESCO) ile BM Dünya Turizm Örgütü tarafından organize edilen forumda; kültürlerarası iletişim, dinler arası diyalog, barışın inşası, kültürel mirasın korunması gibi konular ele alınmaktadır. Ayrıca gençlerin rolü, medya yapay zeka ve uluslararası işbirliği gibi meseleler de tartışılmaktadır.
100’den fazla ülkeden 500’den fazla yabancı temsilcinin katıldığı forum 29 Ekim’e kadar devam edecektir.